AIESEC’de Gönüllülük

Çoğu öğrencinin üniversiteye başladığı yıllardan itibaren çevresinden sürekli duyduğu gönüllü  bir topluluk olan AIESEC, 1948’den beri genç liderliği etkin hale getirmek için çalışmaya devam ediyor. AIESEC kısaltmasının orijinal açılımı Fransızca ve Türkçe’deki karşılığı “Uluslararası İktisadi ve Ticari  İlimler Talebeleri Staj Komitesi Derneği" şeklinde. AIESEC ilk olarak İsveç’te kurulmuş olmakla birlikte  şu an için genel merkezi Kanada’da bulunuyor. AIESEC Türkiye ise 1954 yılında faaliyet göstermeye  başladı. AIESEC'in vizyonu, dünya barışını sağlamaya katkıda bulunmak ve insanların potansiyellerini  keşfetmelerini yardımcı olmak. UNESCO tarafından da tanınan bu organizasyon, yıllardır dünyanın dört  bir yanından öğrenciyi ortak amaçlar doğrultusunda buluşturuyor ve onların sosyal gelişimine büyük  ölçüde katkı sağlıyor. 

AIESEC’in düzenlediği herhangi bir programa başvurmak ya da bu topluluğun bir parçası olmak  aslında daha çok gönüllülük esasına dayanıyor. Gönüllülük, çoğumuzun bildiği üzere, bir bireyin maddi  karşılık beklemeden toplumun yararına olduğu düşünülen bir hedefe ulaşmak için, yalnızca içinden  gelerek ve doğru olduğuna inanarak, bir toplumsal girişime destek vermesi olarak tanımlanabilir.  AIESEC’te ise 18-30 yaş aralığındaki gönüllü gençler, global ve pratik tecrübeler sayesinde dünyayı farklı  açılardan görme fırsatı yakalıyor ve dünya barışını sağlamak için bir adım atıyor. Gençler bu topluluk  sayesinde, geleceğimizin şekillenmesinde aktif rol alırken aynı zamanda kendi liderlik özelliklerini  keşfediyor, dünya vatandaşlığı deneyimi kazanıyor ve problem çözebilme kabiliyetlerini geliştiriyorlar.  AIESEC Türkiye internet sitesi üzerinden gönüllü, öğretmen, ev sahibi ya da stajyer olmak isteyen  gençler; Global Volunteer, Global Teacher, Global Talent ve Global Host olmak üzere dört farklı türdeki  programların projelerine başvuruda bulunabiliyor. Bu projeler, dünyayı daha yaşanabilir bir hale  getirmeyi hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda tasarlanıyor. Global Volunteer  programı genellikle 6-8 hafta boyunca bambaşka bir ülkede sosyal sorumluluk projesine katılarak  dünya sorunları etki etmeyi hedefliyor. Global Teacher programı ise öğretmenlik öğrencilerine ya da  mezunlarına yurt dışında öğretme becerilerini uygulamalı geliştirecek fırsatlar sunuyor. Global Talent  programı ile adaylar yurt dışında staj yaparak kariyerlerine bir adım önde başlıyor ve son olarak Global  Host programında ise gönüllüler, farklı yabancı ülkelerden gelen gönüllüleri evinde ağırlayarak  uluslararası kültür aktarımının bir parçası olma şansı yakalıyor. Bu programların hiçbirine başvurmadan  da AIESEC’in bir parçası olmak mümkün. Üyelik için başvuruda bulunan gençler AIESEC bünyesindeki  beş farklı departmandan birinde görev alarak hem kendi potansiyellerini genişletebilir hem de  toplumun iyileşmesinde rol oynayabilir. Özetlememiz gerekirse, dünyanın en büyük gençlik  organizasyonunun bir parçası olmak için pek çok farklı yol gençleri bekliyor! 

Gönüllülük projelerinin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda planladığını bir önceki  paragrafta belirtmiştik fakat bu amaçlar neyi ifade ediyor? Gelecek nesillerin yaşamını daha iyi bir hale  getirmek ve sürdürülebilir kılmak için oluşturulan 17 adet amaç, Ocak 2016’da Birleşmiş Milletler  tarafından yayınlanmıştır ve 2030 yılına kadar başarılı bir sonuca ulaşılması hedeflenmektedir. Bu  amaçların hepsi birbiriyle bağlantılıdır ve birbirini desteklemektedir. İnsan faaliyetleri sonucunda  ortaya çıkan iklim değişikliği dünyanın geleceğini çok ciddi bir şekilde tehdit etmeye başladığı için 13.  amaç olan “İklim Eylemi” ortaya çıkmıştır. İklim eylemi, iklim değişikliği ve etkileri ile mücadele  konusunda acilen eyleme geçmeyi hedeflemektedir. Eğer harekete geçmezsek büyük ölçüde gıda ve su  sıkıntısı yaşamamız kaçınılmaz olacak. Bu sorunu çözebilmemiz için dünya taşımacılık, enerji, sanayi,  tarım ve ormancılık sistemlerini dönüştürerek küresel ortalama sıcaklık artışının 2 derecenin, hatta 1,5  derecenin altında kalması sağlanmalıdır. Aralık 2015’te tüm dünya Paris Antlaşmasını imzalayarak bu  amaç için ilk anlamlı adımı atmış oldu. Bireysel olarak yapabileceklerimiz ise düşündüklerimizden çok  daha fazla. Önce kendimiz bilinçlenmeli, daha sonra da bu farkındalığı çevremize yaymalıyız. İşte o  zaman çok daha iyi bir dünya mümkün.

24.05.2021